8 Ekim 2011 - 04:22

Bismillah.. Komşularla sıfır sorun ve çokyönlü aktif dış siyaset halkı müslüman ülkelerde ki Türk algısını yumuşattı/değiştirdi. Beklentiler hem içde hemde dışta çok fazlaydı…

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bir lider çıkacak ve siyonistlerin ve onların kendi ülkelerindeki işbirlikci yöneticilerini hizaya getirecekti..

Siyonizmin medya ayağı ile halklara tayyip umut hapını yutturdular.

Türk dizi filmleriyle başlayan arapları türklere yakınlaştırma süreci “ laik olun batılı olun mutlu olun“ ile son bulmuştur.

israil, tayyip’in her anti israil showu sonunda önemli kazanımlar elde etti.

- Hz.Peygamber’e hakareti fikir özgürlüğü olarak gören rasmussen ABDullah Gül ve tayyip onayıyla NATO Genel Sekreteri oldu.

-Fransa, Nato askeri kanadına bizim onayımızla dahil edildi..

-Israil’in OECD üyeligi bizim onaylamamızla gerçekleşti..

-Malatya ya Nato-ABD radarları israil’in olası İran füzelerinden korunması amaçlı yerleştirilme kararı tayyip-ABDullah ikilisince alındı..

En önemlisi İran karşısına çıkarılan Türkiye ve Ahmedinejad ile Nasrullah sempatisine mukabil çıkarılan tayyip balonunun sönmesi israil’in elini daha da güçlendirecektir..

Mısırlılar içlerine yerleşmiş kontrcemaatler vasıtasıyla Türkiye-İran’a mesafeli, ABD-israile yakın bir konuma kayabilecektir.

Birde tayyip’in Gazze üzerinden israile yüklenmeleri,israil işgalini ve karasularını meşrulaştırmış, Gazze deki insanların umutları birkere daha kırılmış ve israilin şartlarıyla yaşamayı kabullenme yönünde mazlum Gazze halkında bir hüsran ihtimali yüksektir..

Bahreyn deki vahşete ses çıkarmayanlar,Suriye ye demokrasi telkin ediyorlar..

“Post modern darbe diye yakın tarihin kayıtlarına giren 28 Şubat süreci ile ilgili dava açılsın bakalım.Bu hiç gündeme getirilmez. O dönemin en namlı generalini yandaş ticari kuruluşlarda danışman olarak çalıştıracaksın, onunla abd'lerde JINSA denilen Yahudi kuruluşunda sarmaş dolaş olacaksın, beni de darbeci olarak yargılatacaksın. Bu durumu şiddetle kınıyorum” demiş Albay Önsel… Bende kınıyorum..

Demek ki Çevik Bir Suriye den daha çetin cevizmiş..

Rasthaber’e de alıntı yazıları konulan Fikret Ertan bu konuda neler söylemiş:

„NATO erken uyarı radarını Türkiye'de kurulması yönündeki karar doğru ve isabetlidir. Bu karar Türkiye'nin güvenlik çıkarları düşünülerek, hesap edilerek alınmıştır. Kaldı ki, zaten bu şartlarda başka bir karar da alınamazdı. Türkiye'yi yönetenler, böylesi kararlarda 'İran ne der, falanca ülke ne der?' diye düşünemezler. Böyle kararlar Türkiye'nin çıkarları ile başlar ve öyle biter. Daha da ötesi, İran füze ve nükleer program geliştirirken, başka şeyler yaparken bize mi soruyor, mesela. Radar kararı doğrudur velhasıl...“

Şeyh von Berlin dilimin altına bakla koymasa ben biliyorum sana ne cevap vereceğimi…

Tayyipli dönemi, içinde baskıladığı Islami kimliği ortaya koyup toplumsal-kamusal alanda rahatca idame ettirebileceğine inanan kardeşlerimizinde uykudan uyanma zamanı gelmiştir herhalde..

Tabi ki tüm suçu tayyibe yüklemek olmaz…

İslam ve islami yönetim modeli Türkiye'de tüm kesimlerin umudu olmadıkca tayyip’in iç ve dışda güttüğü ABD-NATO’cu siyaset tekyol olacaktır..maalesef..

İslamın ortaya koyduğu toplum idaresi ve siyasi yapılanmalar ki; bunları ancak Ehlibeyt mektebi tam bir bütünlük içinde teorik ve pratikte ortaya koyabilir,uzun bir dini yapılanma/cemaatleşme sürecine rağmen başarısız olmuşlardır...

Oysa ortam çok müsaitdi/müsaittir..

Toplumun dindar kesimlerinin büyük kısmı cemaatler vasıtasıyla itaat edip sesini çıkarmayan nesneler haline dönüştürülmüştür…

Bunun laik kemalist yapıdan ne farkı vardır..

Pro israilci olmasına rağmen kemal kılıçdaroğluna kalmıştır Malatyada Nato radarlarına karşı sesini çıkarmak…

Hani o cemaatlerin eğittiği kitleler.. Gazetelerinde ahkam kesenler.. Vahdetciler…

O hoca bu hoca derken , zamanında Atatürk’ü tekfir eden cübbeli hocalar,Teketek programlarında ağırlanabiliyor ve ne hikmetse geçmişi ortaya dökülmüyor.

ABD için toplumdaki iran sempatisini yok etme uğruna..

Nihayetinde tayyip ve onun nezdinde türk siyasi islamının geldiği nokta içler acısı ve sonunda mümin arap kardeşlerimizin nezdinde büyük bir hayal kırıklığı olacaktır.

Türk islami cemaat yapılanmalarından çıkacak liderler, cemaatler kendilerini düzeltmedikce,cemaatine kayıtsız teslim olanların çogunlukta olduğu yapı devam ettikce bu tayyip gider başkası gelir..

Ve bu gidişat, İmamın zuhurunda karşısına dikilecek güruh olmaya namzetdir..

İslami kesimin siyaset sınavında ki son imtihanı sivil anayasa hazırlıklarıyla daha da bir netlik kazanacaktır.

Burada henüz sesini çıkaran yoktur.

Şimdilik ortak noktalar üzerinden demeçler veriliyor.

Askeri otoritenin sivil idarenin hükmüne girmesi gibi…

Kürtlere hangi hakların tanınması gerektiği noktasında kilitlenecek herşey..

Ve tayyip ve gül ikilisinin türban başta olmak üzere, kılık-kıyafet kanunu,Atatürkü koruma kanunu gibi konulardaki beklentileri bir başka bahara erteleme aymazlığına yönelmelerinden korkuyorum.

ABD nin bölgede İran karşısına Türkiyeyi dikme planının işlemediğini..

Dünyanın iki kutuplu bir sisteme iyice kaydığını ve bununda İran ve onun yanında yer alanlar ile ABD-siyonistler ve dostları olduğunu daha iyi anlayacağız.

Bırakalım da takke düşüp kel iyice gözüksün..

Turgut GÜNGÖR